12 Nisan 2014 Cumartesi
kişinin yaşamı uzaklıklar ile yakınlıklar arasında yürür:kişi, ne yaparsa yapsın, hep,ya,birşeylere-birilerine-yaklaşıyor, ya da birşeylerden-birilerinden-uzaklaşıyordur-hiçbirzaman,bir yerde-birileri ile birlikte-duruyor değil:hep yürüyor...
bu bilinç,zor. canlı tutması,zor: nelerden-kimlerden-uzaklaştığını-uzaklaşmakta olduğunu düşününce, kişi,neleri-ne çok kişiyi-yitirdiğini anlar-gittikçe, daha fazla...ama o, şimdi uzaklaşmakta olduklarına bir zamanlar ne denli yakın olduğunu düşününce de, neleri-ne çok kişiyi-kazandığını anlar.
garip bir dengedir bu:yaşadığı yakınlıklar ve uzaklıklar-yakınlaşmalar,uzaklaşmalar-kişinin yaşamında karşı karşıya gelerek,hem bir yoğun çelişmeler yumağı, hem de bir uzun uyumlar dizisi oluşturur. yakınlaşmışları, çünkü,önceleri uzak olmuş;uzaklaşmışları da,önceleriyakın olmuştur-her bir yakını için bir uzak;her bir uzağı için de bir yakın...
bu denge,kişinin temelinden bir dengesizlik olan yaşamını bir bütün olarak kavramasını da sağlar;anlamış olduğunu sandığı hiçbir şeyi, aslında kavramamış olduğunu anlamasını da...
yaşam,belki,kavranınca uzak;anlaşılınca,yakındır-ya da,tersi. yaşamı,kişinin,eylemlerinden oluşur-bunların da,kişiye şu ya da bu ölçüde uzak olan;şu ya da bu ölçüde yakın olanları vardır. yaşamı,kişinin,ilşkilerinden oluşur-bunların da,kişiye şu ya da bu ölçüde yakın gelen;şu ya da bu ölçüde uzak kalanları vardır. yaşamı, demek ki, kişinin başka kişilerle ilişki içindeyken bulunduğu eylemlerden;böylece de, başka kişilere yakınlaşmaları ve başka kişilerden uzaklaşmalarından oluşur-bunların(henüz bitmemiş)toplamıdır.
böylesine bitmemiş toplamlar;ya da ,toplanmış bitmemişlikler,nasıl toparlanıp,bitirilebilir,ya da bitirilip toparlanabilir..